7 Haziran 2013 Cuma

1 Haziran Burası Anadolu

Burası Anadolu... Anatolia'dan Anadolu'ya tercüme edilirken son derece doğru bir çeviri yapılmış. Çünkü biz çatık kaşlı, cezalandırıcı ve sadece erkek bir Tanrı'nın değil, müşfik, affedici, gülümseyen bir anne Tanrı'nın da çocuklarıyız. Kimse bize babanız eve gelecek tehdidiyle korkutmasın, biz annemizin koltuğunun altında şefkat bulmayı daha çok seviyoruz. Ve diğer kardeşlerimizle beraber, yanyan...a, birbirimize sarılarak, ana dolu Anadolu'nun kucağına hep sığdık, yine sığabiliriz. Biz burada dindarlar ve dindar olmayanların bir arada uyum içinde yaşayabileceklerini umduk ve iddia ettik. Ama diğer renkteki kardeşlerimiz, annemizle aramıza girmek, ve bizi dışlamak istediler. Halbuki, biz onları pek saymasak da dışlamamış, hatta sevmiş, merhamet duymuştuk. Başka dilde konuşanlar, başka bir üslupla inananlar, hatta hiç inanmayanlar, büyükşehirde yaşayanlar ve yaşamayanlar, hepimiz annemiz olan Anadolu'nun anne kucağındaki huzur, güven, ve doyum hissini hatırlayalım. Ve asla korkmayalım, annemizin adalet duygusu, her zaman dengeyi sağlayacak....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder